Bir ideali Olmalı insanın

 
İnsan neden yaşar?
Daha doğrusu nasıl yaşar?
Ne için yaşar?
Tutunacak bir dalı olmadan, önünde bir ufuk görmeden, bir şeye heves etmeden nasıl nefes alır?
 
Bir şekilde geldik bu dünyaya ve yine bir şekilde gideceğiz zamanı geldiğinde. Peki aradaki zamanda ne yapacağız?
Yiyip içip yatacak mıyız?
Anne, baba, eş, evlat, amca, dayı, hala, teyze, dede, nine, arkadaş, kardeş mi olacağız sadece?
Tüketecek miyiz durmaksızın?
 
Bir amacı, bir hedefi olmalı insanın.
Ayakta tutan, yaşama gücü veren bir ideali olmalı.
Bomboş geçip gitmemeli bu dünyadan.
Her insan kendince bir iz bırakmalı gitmeden önce.
Çaba göstermeli.
 
Benim hiç olmadı bu yaşıma kadar. Hayatımın 30 senesini çarçur ettim evet. Hiçbir şeye dört elle sarılmadım. Hiçbir şeyi gerçekten istemedim.
 
İlk okulda zorla yaptım ödevlerimi. Paragrafları atlayarak yazmayı kitap özeti çıkartmak zannettim. Sevmedim okumayı, sevmedim fiziği kimyayı, türevi integrali. Zorla yaptırılan resimleri, flüt çalmayı hiç sevmedim. Beden eğitimi derslerinden nefret ettim. Test çözmeye hep en basit konulardan başladım, zor olanları es geçtim. Babam istedi diye sayısalcı oldum. Üniversite sınavına iki kez girdim. Tabi ki bir idealim yoktu. Aldığım puana göre kaçış planı yaptım. Ailemden uzakta okudum. Sevmedim okuduğum bölümü, ama İzmir'i sevdim, bırakıp tekrar denemedim. Amaaan hele bir bitsin şu okul sonra bakarız dedim. Dersleri astım, sınavlara çalışmadım, ödevleri yapmadım, ama alttan ders bile bırakmadan tam zamanında bitirdim okulu, düşük de olsa bir ortalamam oldu. ALES sınavından 90 aldım, e yüksek lisans yapayım bari, hem böylece İzmir'de kalmaya devam ederim dedim. Yaptım, hem de İngilizce tez yazdım, TUBİTAK destekli, bu defa sağlam bir ortalama bile yaptım.
 
Evet yaptım, ama sadece yaptım işte. Şartlar öyle gelişti, imkan oldu ve yaptım. Çok fazla çaba gerektirmedi. Sonrasını düşünmedim. Kendime bir yol haritası çizmedim. Heves etmedim. Bittiği yerde bıraktım öylece. Üzerine bir tuğla bile koymadım. 2 sene saçma sapan bir işte çalıştım, sırf çalışmış olmak için, kendime hiçbir şey katmadan, aksine bildiklerimi bile unutarak.
 
Şimdi soruyorlar bana, boşuna mı okudun diye...Kim bilir? Boşunadır belki...Hevesim yok.
 
En başta farklı olmalıydı her şey. Okumayı severek başlamalıydım yola. Örnek alacağım insanlar olmalıydı önümde. Bilinçli tercihler yapmama yardımcı olacak bilinçli insanlar olmalıydı etrafımda.
 
Yeni bir meslek sahibi olmak için çok mu geç?
Hayır değil. Okumanın yaşı olmaz ki.
Ama eşim haftanın altı günü bizim için çalışıp yorulurken, kendisi için hiçbir şey yapmaya vakti yokken, ben nasıl tekrar öğrenci olabilirim. Üstelik daha önce birkaç kez bana bu fırsatı sunmuşken...
 
Aaaah ah. O yüzden diyorum ki, bir ideali olmalı insanın. Peşinden yorulmadan, bıkmadan, inançla koşacağı bir ideali olmalı.
 
Umarım Efe için bu ortamı sağlayabiliriz. Tek tesellim bu olur ancak...

 

22 yorum:

  1. Merhaba. Lütfen böyle düşünmeyin. Mutlaka istediğiniz bir şey vardır. Ressam mı olmak istiyorsunuz, tiyatrocu mu... Ne olursa olsun. Geçti falan demek yok. Hiçbir şey için geç değildir. Geç sözcüğünü atın. Evet, sorumluluklarınız var ama sizin istekleriniz de var. İnsan kendini ikinci plana atmamalı. Hala yapabilirsiniz:) Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yasemin Işık,
      Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Benim sorunum sanırım yeteri kadar istememek. Belki bir gün başarırım kim bilir :)
      Sevgiler...

      Sil
  2. Ben de üniversiteden beri ideali olanlara imrenmişimdir. Onun için oğluşların sevdikleri şeyi bulup onun peşine düşmelerini çok istiyorum. Parası, mevkii falan hiç önemli değil severek yapsınlar ve kimseye muhtaç olmasınlar yeter.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handan,
      şu an aynı kafadayız. Efe sevdiği şeyi, mutlu olduğu işi yapsın istiyorum. Ne isterse, yeter ki gerçekten istesin...

      Sil
  3. Bir ideal, hayal mutlaka... :)


    Ben de diyorum bloguma kim uğramıyor şu sıralar... :) :)

    YanıtlaSil
  4. Lise 2 ye kadar vardı.Polis ve hatta sivil polis olmak.Hala içimde uktedir.Malesef brada bölümü olmadığı ve derslerim cok fazla iyi olduğu için hemsireligi okudum.Hemşireligi sevsemde yapmaya yüreğim el vermedi.Ve şu an idealim iyi bir evlat yetistirmekten baska yok.Bazen altın tabakla sunulur imkanlar bazende kepçeyle alınr.Ben alınan kısımdaydım :) sağlik olsun napalim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annesi'nin Prenses'i,
      sen idealini belirlemişsin, iyi bir evlat yetiştirmek ve eminim ki bunun için elinden geleni yapacaksın. Önemli olan bu, bir şeyi istemek, karar vermek ve ona yoğunlaşmak. Bu şekilde mutlu olacaksın, daha ne olsun...

      Sil
  5. Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgar fayda vermez demişler.O yüzden hedefi olmalı insanı.Yoksa ne yapacağını bilmeden savrulur gideriz.Hiçbirşey için geç kalınmış sayılmaz bence.En azından bundan sonrası için mutlu olacağımız hedefler belirleyebiliriz kendimize.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ebemkuşağı,
      ne kadar doğru bir söz. Şimdiye kadar savrulduk, bakalım bundan sonra ne olacak...

      Sil
  6. Burcu'm yazdıkların o kadar tanıdık ki, evet, evet ben de aynı hatayı yaptım. Sanma ki tek sen, bir de benim. :))Şu ülke hatta dünya bizim gibilerle dolu. Bir yaştan sonra farkına varıyoruz genellikle senin gibi otuzlara doğru oluyor bu. Bende de öyle oldu. Hep düşündüm nerede hata yaptım? Nasıl yeteneklerimi heba ettim, "yeteneğim olmayan, sevmediğim bölümde niye okudum?" diye...neyse bak mesela sen kitap okumayı çok seven birisin ve senin asıl sevdiğin şey bu, tabii ki fizik, kimya değil, ben de nefret ederim, beden dersinde sınıfta kalmışlığım var:)işte senin sevdiğin şey kitaplar, sen edebiyata yönelecekken, kimya, fizik gibi yanlış yere yönelmişsin sanıyorum. Bir yaşam koçumuz olsaydı sana bırak kızım kimya,fizik, türev mürev sen edebiyata ver kendini derdi ve sanıyorum mutlu olurdun...işte bazen kendimiz bunu kendimize diyemiyoruz, gencecik yaşta kendisi için neyin doğru olduğunu bilenlere çok imreniyorum. Ama üzülme bak eğer seni mutlu edecekse yeniden öğrenci ol. Hiçbir şey için geç değildir.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müjde ablacım,
      dediğin gibi bu konuda yalnız değiliz malesef. Keşke herkes gönlüne göre yaşayabilse şu kısacık hayatı, ama yok, olmuyor. Yanlış adımlar, yanlış tercihler, bir ömür sürecek mutsuzlukları da beraberinde getiriyor.
      Evet Müjde abla, ben kitapları seviyorum. Kağıdı, kalemi seviyorum. Yazmayı okumayı seviyorum. Küçükken yazar olmayı hayal ederdim, şimdi hayal bile kuramıyorum...

      Sil
  7. ayyy biz türkler hepimiz öyleyiz ya kendine şapma çook :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,
      Bizim DNA mız sorunlu di mi :)

      Sil
  8. Valla ben de hiç öyle büyümedim. Neredeyse kız kızmısın otur evde diyecek çevrem vardı. Yazdıklarından aynı şekilde muzdaribim. Her zaman diyorum ideallerim olsaydı, istediğimi alırdım... Pek çok şey için geç değil aslında. Yalnızca bizi yolumuzdan döndürecek engelleri görmeyi seçiyoruz. Benim açıkçası cesaretim yok. Kendimin farkındayım ve isteklerim, ideallerim için savaşmıyorum çünkü kendimce sığınacağım sağlam bahanelerim var:) Ne kadar saçma gözükse de durum bu:) Kalemine sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. persephone,
      Hepimizin kendimizce sığınacak bahaneleri var ne yazık ki. Engelleri aşacak cesaretimiz olsaydı kesinlikle çok daha güzel olurdu. Sen en azından kendi ayaklarının üzerinde duruyorsun, bense sadece kendimi kendime şikayet ediyorum :)
      Sevgiler...

      Sil
  9. bak Burcu , herkes te farklı , benim de ideallerim bambaşkaydı ama rüzgara kapılıp savruldum , yine de hala yaş 35 biliyorsun , uğraşıyorum , ha bu saatten sonra bir cacık olmaz ama olsun istediğim gibi okumama karşı olmayan bir eş varsa , gerisi gerçekten teferruat , bir de sağlık , en önemlisi de evladın sağlığı , inan . Bir de yılma , geç başlamak hiç başlamamaktan iyidir , :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eylem,
      Bu konuda seni gerçekten taktir ediyorum. Doğru söylüyorsun, geç olduğunu düşündüğümüzde bile başlamaktan korkmamalıyız aslında.
      Hayırlısı diyelim o zaman :)

      Sil
  10. Bende dün 'neden yaşıyoruz' adlı bir bir yazı yazmak istemiştim aynen burda yazılan benzer kelimeler.Vurgulamak istediğim benimde burda bir edeale amaç olmalı diye bitirecektim.Sonra bugün öğlen mübarek üç ayların gelişiyle ilgili kısa çok hoş bir yazı buldum,bunu bunun yerine paylaşacağım yarın büyük ihtimalle, hoş bir tesadüf daha 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Danışman Hocam,
      Bloglar arasında oluyor bazen böyle güzel tesadüfler :)

      Sil
  11. Yazınızı okurken içimdeki kanayan yaralar açıldı tekrar. İmkansızlıklar, imkansızlıklar! Ben koştum, tırmaladım dişlerimle tırnaklarımla hayat benden çaldı hepsini teker teker. Ahdım vardı yüksek lisans yapmaya: Van'a tayinim çıktı. TV çalışmaz, gazeteler 24 saat, bazen bir hafta sonra gelir... olmadı, olamadı gitti. Şimdi oğlum içimde kanayan yara oldu, tıpkı sizin tarzınızda devam ediyor yaşamı. Yeni yeni umutlanmaya başladım. Şu yazınızı okutmak istiyorum ona, ama uzağım. Başarılaar dilerim, isteklerinizin gerçekleşmesi dileklerimle hoşça kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Halil Bey,
      yorumunuz için çok teşekkür ederim. Umarım siz de hem kendiniz hem de oğlunuz için hayal ettiğiniz şeylere kavuşursunuz.

      Sil