21 Şubat 2014 Cuma

Ben de Köy Çocuğu Sayılırım

86 yılının haziran ayında köyün ebesiyle annemin iş birliği sonucu  açmışım dünyaya gözlerimi. Doktor, hastane falan uzak o zamanlar, araçta yok ki atlayıp gidesin...hem ebenin nesi varmış, doğurtmuş işte. Gerçi ben de erken doğmuşum da ölür yaşamaz bu demişler. Bir rivayete göre kaşık kadar kafam çatal ucu kadar parmaklarım varmış, kedi yavrusu gibi bir şeymişim herhalde. İsim koymamışlar bir süre. (Meğer eşime de aynı muameleyi yapmışlar doğduğunda, aşk tesadüfleri seviyor mudur gerçekten nedir:) Ama neyse ki ben inatçı çıkmışım, ve zamanla bir isim almaya hak kazanmışım. Hatta o kadar inatçı çıkmışım ki, bildiğin tosuncuk olmuşum ya, baksanıza :)




Köy çocuğuyum ben. Toprakta büyüdüm, ağaçlara tırmandım, ineklerle koyunlarla oynadım diyebilmek çok isterdim, ama olmamış. Babacığım sınavlara girip iş bulmuş Ankara'da. Ben daha bebecikken düşmüşüz yola. Ama yine de şanslıydım, çünkü çocukluğumun yazları hep köyde geçerdi. Kuzenlerimle oynamalara doyamazdık. Pınarlardan su mu taşımadık, harman zamanı ekinlerin üzerine serilen brandalardan mı kaymadık, çalı süpürgeleriyle tavuklar mı kovalamadık, tanımadığımız insanların düğünlerine gidip meyve sularından keklerinden mi yemedik...
Aaaah ah ne çocukluktu ama. Sabahtan akşama deliler gibi koşturup oynar, açıktığımızda bahçeden kendi ellerimizle kopardığımız salatalığı domatesi yerdik, tabi yanında köy ekmeği, köy peyniri, köy tavuğunun mis gibi ev yapımı tereyağında pişen yumurtası...Çocukluğumda kaldı bu tatlar, artık yok. İstedikleri kadar adına doğal desinler, organik desinler. Yok. Köyde bile kalmadı. her şeyin hazırı köy mutfaklarındaki yerini aldı. Çünkü artık insanlar uğraşmak istemiyorlar, ne gerek var diyorlar. 
Tabi böyle düşünmeyenler de var çok şükür. Mesela benim tontonlarım...
Öncelikle üç tatlışlar var, halalarım. Ortanca halam tavuklarını bırakıp da çarşıya bile gidemez, aklı onlarda kalır. En küçük halamın inekleri var, sütünü yoğurdunu, yağını kendisi yapar. Ekmeklerini desen hep kendi odun fırınlarında pişirirler. Makarnalarını, tarhanalarını, turşularını, reçellerini hep kendileri yaparlar. Eee nasıl yapmasınlar her şey bahçelerinde bol bol, maşallah. 


Anneannemle dedem ise tam bir efsane...Köydeki evlerinin içinde her türlü sebzesi meyvesi olan kocaman bir bahçesi vardı, orayı satıp merkeze taşınınca bu sefer apartmanın bahçesini ekip biçmeye başladılar ama bu onları kesmedi, bu sefer tutup yine köyden bahçe aldılar kendilerine. İçine de tam 100 tane ceviz ağacı diktiler. Biz olsak amaaan yarınımız belli değil der kenara çekiliriz, onlar kaç yaşlarına gelmişler ama üretmekten vazgeçmiyorlar. Bence memleketin onlar gibi insanlara ihtiyacı var. Seviyorum yaa onları, bak gözlerim doldu şimdi. Allah onların yokluğunu göstermesin bize...


Köy hayatı candır. Ne demiş Atatürk; "Köylü, milletin efendisidir." Ne de güzel söylemiş. O kadar çok özeniyoruz ki eşimle köy hayatına, emekli olduğumuzda kesinlikle bağ bahçe işlerine girişeceğiz, gerçi bizim sağımız solumuz belli olmaz, belki emekliliği beklemeyiz :)
Hem ne güzel oluyor o köy biberleri, domatesleri...

Herkese sevgiler, saygılar, gerçek doğal yaşamlar, ve iyi hafta sonları diliyorum.




17 yorum:

  1. Allah hepsine sağlıklı, uzun ömürler versin :-)

    YanıtlaSil
  2. Bana yazdığın son yorumun altına "Yeni yazı nerede, yok yok yok" diye dertlendiğimi yazmıştım, tam üstüne geldi :)

    Bir ayağının da olsa, köyde olması, köy görmüş ve tadını almış olman çok büyük şansın... Eşimle konuşuyoruz "Kafamız kızsa, gidecek köyümüz/memleketimiz bile yok" diye... Şehir çocuğu olmayı sevmiyorum... Fırsatını yakalayın, toplanıp kaçın bence buralardan... Anneannene ve dedene ise upuzun ve sağlıklı ömürler olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin, bizim, hepimizin sağlıklı uzun ömürlerimiz olur inşallah...ben de gerçekten şanslı olduğumu hissediyorum :)
      Üzülmeyin siz ama, istediğiniz zaman bizim köye gelebilirsiniz, seve seve ağırlarız :)

      Sil
  3. Çocukken okulda herkes yaz tatilinde neler yaptığını anlatırdı. Köye gittik diyen arkadaşlarıma hep çok özendim. Bizim niye bir köyümüz yok acaba diye çok sorguladım uzun zaman :) Aslında bizimde Yunanistan'da bir köyümüz varmış ama Türkiye'ye göç edince dedemler herşeyleri bırakmışlar oralarda . Yani sen şimdi böyle yazınca bende bunları anımsadım. Ama çok isterdim bir köyümüz olsun hala özenirim :) Şanslısın vesselam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki bir gün Yunanistan'daki köyünü arar bulursun ve gidip gezersin oralarda...Sonra da gelip bize anlatırsın :)

      Sil
    2. Ne güzel söyledin Burcu çok isterim biliyor musun. Babamın büyüdüğü toprakları gezmek çocukluğuna ait izler bulmak çok isterim. İnşallah :)

      Sil
  4. Ah Burcu nasıl imrendim bilsen:( uzun ve derin bir offfffffff çektim yorum yazarken...:( köy varken apartmana çıkanlara ben deli gözüyle bakıyorum tam anneannenle dedene deli diyecektim (utanmadan böyle içimden geçeni pat diye söylerim kusura bakma) geri döndüklerini okuyup vazgeçtim:)))
    benden selam söyle onlara ne iyi etmişler....bizim köyümüz Karadeniz kıyısında...darısı başıma:)
    sevgilerimle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karadeniz kıyılarını çok merak ediyorum, inşallah bir gün görmek nasip olur...
      Bu arada selamınız iletildi ve karşı selam gönderildi :) Onların da çok çok selamı var ve diyorlar ki, her zaman kapımız açık :)

      Sil
  5. Sabahları ayrı bir güzel olur köylerin. Hayvan sesleri gelir her yerden. Koyun sesi, horoz sesi, annelerini takip eden civcivlerin sesleri, eşek sesi. Çocukken bir kaç kez tadına varmıştım köy hayatının. İnsan ilişkileri de doğası gibi bâkir ve doyumsuz oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle Daisy...gerçekten de sabahları horoz sesiyle uyanmak çok güzel :)

      Sil
  6. çok tatlııııı herşey bayıldım yazıya fotolara çok keyiflendim çoook :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler deep...
      keyiflenmene çok sevindim :)

      Sil
  7. aşk gerçekten tesadüfleri seviyor sizinle bir kez daha kanıtlanmış oldu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dimi ama :)
      her aşkta bir tesadüf vardır illa ki:)

      Sil
  8. Köyümü ve çocukluğumu özledim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sen daha yeni gelmedin mi köyünden :)
      Çocukluk özlenmez mi yaaa...

      Sil