20 Ocak 2014 Pazartesi

Madde 34-Anayasal Hakkım

Herkese mutlu bir hafta diliyorum, tabii güzelim ülkemiz her gün başka bir olayla çalkalanırken ne kadar mutlu olabilirsek...
Dün akşam haberlerde izlemişsinizdir belki, üç kişi (iki erkek, bir kadın) İstanbul Emniyet Müdürlüğünün önünde bir şeyleri protesto etmek için oturma eylemi yapmak istemişler. Neden olduğunun ne önemi var, insanlar anayasanın kendilerine vermiş olduğu hakkı kullanarak gayet medeni bir şekilde oturma eylemi yapmaya çalışıyorlar. 




Bakın ne diyor anayasanın 34. maddesi: 
"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir."
Yanlıııış, kanunla değil, polisle tomayla, tanzikli suyla, biber gazıyla...

Ne bir taşkınlıkları var, ne delici kesici aletleri var, ne kamu ahlakına yönelik bir tehtit...
Ama ne yazık ki, bazıları için o insanların sadece  var olmaları bile tehtit olarak algılanıyor artık. 
Sadece onların  mı? Hayır...
Bu ülkede hakkını arayan, düşünen, birazcık sesini yükselten, kendi fikirlerini savunan, koyun gibi sürüye uymayan her insan bir tehtit unsuru...

Ya bırakın Allah aşkına...
Diyorum ki, şu gülen denen herifin bedduası kendisi de dahil hepinize tutar inşallah...


4 yorum:

  1. Bedduaya bile ihtiyaç kalmadı artık... hem kendileri, hem de yanlarında bizi alıp dibe sürüklemeye başladılar :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim suçumuz ne yaaa :(
      Bazen diyorum, keşke Atatürk sadece fikren değil bedenen de ölümsüz olsaydı :(

      Sil
  2. Keşke ölümsüz olsaydı keşke şu yarım akıllılara Atatürk'ü tam olarak anlatabilseydik. Keşke gücüm yetseydi de o polislere o suları gazları yedirebilseydim. Doluyumda bu konuda azıcık böyle daldım kusura bakma :) Pınar'dan selamlar sevgiler ..

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Pınar :)
    Hepimiz doluyuz merak etme, umuyoruz ki bu devrin de sonu gelecek...

    YanıtlaSil