22 Ocak 2014 Çarşamba

Benden Bişeyler

Hafta ortasından herkese merhabaaaaa...
Bu günlerde beklemekte olduğum bir haber var, o yüzden modum düşük, tamamen beklediğim habere yoğunlaşmış durumdayım. Ne kitap okuyabiliyorum, ne kızlarımla ilgilenebiliyorum, ne işime adapte olabiliyorum...
Cuma günü olsa biran önce de kafam rahatlasa artık...

Neyse, günler tüm yavaşlığıyla geçedursun, ben size bir şeyler anlatayım bu arada, siz de okuyun olur mu :)
Zaten her şeyin suçu okumak :)
Allahım nereden buldum da gittim biyokimya denen bir bölümde okudum, bir de üstüne kimya masterı yaptım...şimdi de doktora yapacağım diye parçalıyorum kendimi anlamış değilim...
Üstelik ikizler burcuyum, çok sık gelgitler yaşıyorum, bir gün kariyer bir gün çocuk yapıyorum...
Bir an canım pasta isterken iki dakika sonra çiğ köfteye sarıyorum...
Bazen ara vermeden kitap okuyorum bazen kitap görünce midem bulanıyor...
Bir dakikanın içerisinde çılgıncasına bir sevinçten melankolinin dibine vurabiliyorum.
Bu ani duygu değişimlerinden en çok etkilenen ve bu duruma inanılmaz gıcık olduğu halde buna katlanabilen sevgili eşime kucak dolusu öpücükler burdan :)
Aaaaaa ne diyodum ben yaaa, okumaktan bahsediyordum :)
Özellikle de yaşam bilimlerinden nasibini almış arkadaşlar daha bir muzdarip oluyorlar bu durumdan..
Şöyle ki;
Evde sürekli bık bık eden bir tipim...
Eşimle flört etmeye başladığımızda ilk işim kendisini sigara bırakma merkezine götürmek oldu, ben hayatta sigara içen bir insanla aynı evi paylaşamam dedim...
İkinci icraatım gazlı içecekleri hayatımızdan def etmekti.
Zamanla eve sağlıklı beslenme kuralları hakim oldu...Özellikle sebzeler baş köşeyi aldı...
Toza ve mikroplara  karşı aşırı hassasiyetim yüzünden eşime işkence etmeye başladım "ay oraya dokunma, ay ona elleme, ayakkabını bağladıktan sonra ellerini ıslak mendille sil, damacanayı taşıdıktan sonra ellerini yıka, apartmanın korkuluklarına tutunma, onu yapma bunu yapma..."
Allahım okulda öğrendiklerimiz yetmemiş gibi her an tv de izlediğimiz beslenme haberleri yüzünden bi ara iyice kafayı bozmuştum.
"ekmek yooook"
"etle pilav yiyemeyiz, sadece salata"
"kuru fasulye var yanında pilav yok"
Neymiş karbonhidratla protein aynı anda yenirse bla bla..."
Hayır eşim de makina mühendisi, ayrıntılardan nefret eder, tozmuş mikropmuş makineci adama ne desin...
en sonunda ikimiz birden eeee dedik yani.
Şimdi her akşam yemekten sonra çay keyfi, yanında gelsin kuru pastalar, gitsin çerezler, cipsler...
Toz mu?
Bi hafta sonum var yahu...
Mikrop muuu?
Bir gün hepimiz öleceğiz :)
Sağlıksız beslenmek miiii?
Ben neden 60 kiloyum acaba?
Offf yeter, kafanızı şişirdim :)
Affedin...

7 yorum:

  1. Güldüm sayende :) Çok iyi noktadan dönmüşsün takıntılar konusunda... Böyle böyle yaş da ilerledikçe ve yeni takıntılar eklendikçe, akıl sağlığıyla uğraşanlar var... Sen gayet keyifli ve tadında bırakmışsın... Sonunda dediklerine de ayrıca katılıyorum, bu hayat keyifle güzel :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylüyorsun valla...akıl sağlığı elden gidiyordu neredeyse, özellikle de eşimin :)
      Her gün yeni bir listeyle çıkıyordum bir de karşısına...Bir gün Karatay...bir gün başka biri...en sonunda isyan eden de yine ben oldum :)

      Sil
  2. Boş vermek lazım bazen. En güzelini yapıyorsun. Mikroba da ihtiyaç var, bağışıklığı güçlendirir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveeet mikroba da ihtiyaç var :)
      Ama bu durumu abartanlar da var, tanıdığım iki anneden biri yemekten sonra kızının ağzını yüzünü mutfak beziyle siliyordu, diğeri de oğlunu paspas niyetine kullanıyordu resmen :)
      Ben yine de o kadar olamam heralde :)

      Sil
  3. ahahah beni tarif etmişsin bende ikizler burcuyum sadece şu toz mikrop takıntıları uyuşmuyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne zor değil mi ikizler burcu olmak :(
      Bazen ben bile kendimi anlayamıyorum hatta kendimden nefret ettiğim zamanlar da olmuyor değil :(
      Ama eğlenceli yanlarımız da var :)

      Sil
  4. İnşAllah sen istediğin haberleri alırsın. Zira ben bugünlerde hiç bir şey istediğim gibi gitmiyor..

    YanıtlaSil