Ne Olacak Benim Bu Halim?

Herkese merhaba,
Bugün pazartesi ve ben artık pazartesileri sevmeye karar verdim. Ne o öyle her hafta başı depresyon, bıktım valla!
İşse iş, uykusuzluksa uykusuzluk, sıcaksa sıcak...Ne çok söyleniyoruz yaa yeter. Şehir insanı şımarıklığı bu vallahi. Şu yaşıma geldim, hiç işten güçten şikayet eden köy insanına rastlamadım ki onların yaptığı işin yanında bizimkiler devede kulak kalır. O yüzden saçmalamayı bırakalım ve işimize bakalım, nefes aldığımıza şükredelim ve hayatın tadını çıkaralım.


Küçük Duman ve Küçük Gümüş :)
Uzun bir süredir kitap okuma hastalığına yakalanmış durumdayım. Kitap okumanın nesi hastalık demeyin, benimki gerçekten hastalık. Şöyle ki;

Kitaplıkta okunmayı bekleyen en az yirmi kitap varken hala kitap almaya devam ediyorum.
Gazete okur gibi kitap satan internet sitelerini her gün mutlaka yokluyorum.
Sosyal medya üzerinden ya da gazetelerden kitap hediye eden yarışmaları kaçırmıyorum, yayınevlerinin sayfalarını özellikle takip ediyorum. (Şimdiye kadar sadece Altın Kitaplar'dan kazandım, iki kez, bir tane de sonucunu beklediğim var :)
Ne Okur diye bir kitap sosyal platformu var, her gün mutlaka oraya uğruyorum, kitaplar hakkında yapılan yorumlara bakıp okunacak yeni kitaplar buluyorum kendime.
Öğrenci imkanlarından hala yararlanabildiğim enstitü kütüphanesini sömürüyorum, hatta eşimi de yanımda sürüklüyorum ki onun üzerine de kitap alabileyim.
Kütüphane ganimetlerim :)
Sabah işe gelirken ve akşam eve dönerken serviste kitap okuyorum, gürültü yapana, cep telefonuyla konuşana, mesaj, zil ve bildirim sesleriyle rahatsızlık verenlere acayip gıcık oluyorum.
Eve gidip yemek, bulaşık, kedi bakımı gibi işleri hallettikten sonra kitabımı alıp yatana kadar yine okuyorum. Duman bir süre kucağımda yatıp dikkat çekmek için her şeyi yapıyor, başaramadığında kalkıp uzağa gidiyor ve arkasını dönüp yatıyor :(
Eşim, iki çift laf edemiyoruz diye şikayet ediyor. Benim yüzümden televizyon bile izleyemiyor, çünkü açarsa başka odaya gidiyorum, sesli ortamda okuyamıyorum :(
Yapılması gereken her işi kitap okumama engel olsun diye gönderilmiş düşman kuvvetleri gibi algılıyorum.
Kitap okumadığım her anı boşa geçmiş gibi hissediyorum.
Bir kitaba üç günden fazla vakit ayırdığımda vicdan azabı çekiyorum, yeteri kadar kitap okuyamadan ömrüm bitecek sanıyorum. 
Kitapsız kalmaktan korkuyorum. 
Evin her yerinde kitaplar gözümün önünde, ofiste en az üç kitap ve çantamda iki kitapla dolaşıyorum.
Böyle saçma sapan bir ruh hali içindeyim, ama kendime engel olamıyorum.
Bloguma uzuuuun bir süre yazı yazmamamın sebebi de buydu, yazmayı vakit kaybı olarak görmem, onun yerine kitap okumam gerektiğini düşünmem.
Ne olacak bu halim bilmiyorum :(

Gümüş



38 yorum:

  1. Süpersin. Bu hastalığın tüm dünyaya yayılan bir virüs olduğunu hayal ettim bir an. Ne süper olurdu, düşünsene, herkesin elinde kitap, sakin, sessiz, dingin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkese yayılsa bence de güzel olurdu :)

      Sil
  2. Ne güzel anlatmışsın en başta pazartesiyi.Söylediklerin çok doğru gerçekten.
    Ahaha.Kitap okumanın hastalık derecesinde olduğu diğer bi kişi de benim galiba.Yalnız değilmişim .Sevindim ki bak buna :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Zehra :)
      Ben de yalnız olmadığıma sevindim :)

      Sil
  3. Gümüşle Duman ne güzellermiş öyle, insanın içindeki elmayrayı uyandırıyorlar resmen =)
    Belki kitaba biraz ara verip bir süre yürüyüş yapma, arkadaşlarla takılma, kedilerle oynama gibi fiziksel aktivitelere yönelebilirsin bir kaç kez zorla da yapsan bir süre sonra döngü kırılıyor. Ben üst üste okuduğum zaman tüm kitaplar birbirine karışmaya başlıyor mesela , çok doluyor kafamın içi bir süre ara verip okuduklarım üzerine düşünmek iyi geliyor. Birde etrafımda devam eden hayatı kaçırdığımı hissetmeye başlıyorum sanırım sende şu an biraz onun endişesini taşıyorsun. İnsanın derdi böyle olsun ne mutlu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arada akşam yürüyüşleri yapıyoruz eşimle, yavaş yavaş normale dönmeye çalışıyorum :)
      Gümüş ve Duman dediğin gibi insanı elmayraya dönüştürüveriyorlar, özellikle de Duman, çünkü Gümüş huysuz bir kedi, kucağa alınmaktan nefret ediyor, sıkıştırılmaktan hiç hoşlanmıyor, onu böyle parmağının ucuyla seveceksin :) Ama Dumişi al hamur gibi yoğur gıkı çıkmaz :)

      Sil
  4. Ahahaaa süpersin... Ben de rahatsızlanıyorum okunacak üç beş kitabım yoksa yanımda... Onlara baktıkça onu da bitirim bunu da bitirim diye deliriyorum... Ama bu yaz sıcağında kışın okuduğum kadar okuyamamaktan şikayetçiyim:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Persephoneeee çok haklısın, kışın daha çok okunuyor, hele de yanına sıcacık çayını kahveni alıyorsun, üzerine de bir battaniye çekiyorsun, oooh mis :)

      Sil
  5. Benim de canım hep kitap okumak istiyor ama iş ve çocuk sebebiyle zorlanıyorum... yine de birçok küçük çocuklu kaıdna göre iyi durumdayım...
    ama uzun süre kitap satın alamıycam sanırım...evdekilerle eşle dostla ödünçle idare etmeliyim biraz açıldım da :)
    resimdekiler çok şeker :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bir süre kitap almayayım diye kütüphaneye dadandım ama yine de tutamıyorum kendimi :)
      Hem iş hem çocukla gerçekten hayat zor, ama yine de kitaba ve kendine zaman ayırabilmen çok güzel.
      Resimdekilerden size sevgiler :)

      Sil
  6. Önce Gümüş ve Duman'ı atlamak istemem, gerçekten her fotoğrafta daha bir güzeller, nazar değmesin kuzulara ♥

    Yani kitap okumak çok güzel, keşke herkes okusa, okutsa ama anlattığın seviye bana da biraz ağır geldi sanki :) İyi şeylerin bile bu seviyede yapılması sıkıntı olabilir gibi... Misal spor iyi bir şeydir ama fazlası zarar...

    Hayattan, sevdiklerimizden, sohbetlerden, güzel anılardan, zamanlardan hiçbir şey için kopmamak gerekli bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylüyorsun canım, her şeyin fazlası zarar. Bu yüzden yavaş yavaş normale dönmeye çalışıyorum :)

      Sil
  7. ay onlar ne şeker şeyler öyle yahu:):) bayıldım onlara ben ama :):)

    YanıtlaSil
  8. ay sen dönmüş müydüüüüün :)

    YanıtlaSil
  9. Bir bibliyofil örneği daha:) Geçmiş olsun canım...İşe başladığımdan beri okumaya yeteri kadar vakit ayıramıyorum:(Otobüste sabah akşam kestirmek daha tatlı geliyor.Bu yüzden çok üzgünüm:(Haftasonlarını iple çekiyorum! ;)En azından telafi edeyim diye.Okumak en güzel hastalıktır;) Keyifli okumalar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş olsun deyince kendimi cidden hasta gibi hissettim birden :)
      İşin hayırlı olsun canım, farkındayım ne okumaya ne de yazmaya vaktin yok, ama çok özletme kendini.
      Minnakları da öp benim için :)

      Sil
  10. Ahhhh ben o kedilere ölürüm!!!!

    YanıtlaSil
  11. güzel bir şey yapıyorsun burcucum ben de tatilde okuma hızımı düşürdüm :)
    kitaplarından aslı erdoğan ı merak ediyorum
    sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maviiii :)
      Aslı Erdoğan'ı tavsiye ederim, çok severek okudum ben, zeki kadın, kaleminden zeka damlıyor öyle diyeyim :)

      Sil
  12. bayıldımmmmm
    bu duman ve gümüşe
    harikalar yaaa
    aslı erdoğan okuyacağım merak ettim şimdi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz Mavianne :)
      Aslı Erdoğan okumayan kalmasın :)

      Sil
  13. Kediler çok tatlıymış. :) Kitap konusunda da herkes (kitap kurtları) aynı bence. Yani okurken fark ettim ki ben de aynıyım. Okunacak kitap varken yenisini satın almak, tüm kitapları okuma isteği ve bunu başaramayacağını bilmenin yarattığı telaş hali.. Durmak yok okumaya devam. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz :)
      Demek ki bütün kitap kurtları aynı :) Hele o telaş yok mu :(
      Sevgiler...

      Sil
  14. Bu o kadarda kötü bir hastalık sayılmaz :)) Keyifli okumalar, kitap paylaşımlarınızı bekliyoruz o zaman.
    Bu arada kediciklere bayıldım, biblo gibiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz :)
      Bence de çok kötü bir hastalık değil :)
      Kitap paylaşımlarımı genelde ikikedibirkitap.blogspot.com da yapıyorum.

      Sil
  15. Kitap okumayı ben de çok severim ama böyle bir post okuyunca da şaşırıyor insan. Ne diyim geçer bence. Zamana ihtiyaç var. :)) Şaka bir yana, keyifli okumalar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Sanem :)
      Geçmesini istemeyeceğim tek hastalık budur heralde, biraz dengelesem yeter gibi geliyor :)

      Sil
  16. Ne kadar güzel. Herkes özellikle de kadınlar bu kadar kitaba ve bilgiye düşkün olsa, şu an Türkiye bambaşka bir noktada olurdu.
    Bu arada ilk fotoğrafı aldım. Bu tipitoşlara dayanamadım. B.sayarıma masa üstüsü yaptım. Yapabilir miydimdi? :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tipitoşlar da ben de çok mutlu olduk :) İstediğini yapabilirsin şekerim ;)

      Sil
  17. "O yüzden saçmalamayı bırakalım ve işimize bakalım, nefes aldığımıza şükredelim ve hayatın tadını çıkaralım." İşte bu söylediğini bir uygulayabilsek keşke Burcu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke Hamiyet...o zaman hayat daha kolay olurdu :)

      Sil
  18. yorumum gitmedi galiba hata mesajı verdi, gittiyse bir tanesini silersin:) Burcu'm bu yazını kaçırmışım, Duman ve Gümüş'ün küçüklükleri lokum gibi ye ikisini de:)))Gümüş'ün halı üzerindeki pozu da harika oy oy oy maşallah maşallah...Allah herkese senin gibi kitap okuma alışkanlığı versin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de ne lokum Müjde ablam, çifte kavrulmuş bunlar :)
      Teşekkür ederim güzel dileklerin için ablam.
      Sevgiler :)

      Sil
  19. ne olacak senin bu haliiin (:

    YanıtlaSil