25 Aralık 2013 Çarşamba

Minnaklarım



Bu güne kadar yaşadığım hayata şöyle bir baktım da, hayatımda yaptığım en anlamlı ikinci şeyin kedi sahiplenmek olduğunu gördüm. İlki mi? O, sevdiceğimle evlenmek tabii ki :)Yaşımızın ve hormonlarımızın etkisi midir bilmiyorum ama son zamanlarda yavru olan şeylere karşı içimde inanılmaz bir çekim vardı. Hatta bir gün sokakta gördüğüm yavru kediyi eve alabilmek için saatlerce peşinden koşmuştum, ama afacan yavru benden kaçmayı başarmıştı :(
Ben de daha garantili bir yol buldum kendime ve nette kedi sahiplendirme sitelerini dolaştım ve en sonunda kızlarıma kavuştum. Aslında tek bir kedi isteğiyle yola çıkmıştık, ama kardeşleri ayırmaya içimiz el vermedi. Evimize geldikleri andan itibaren neşe kaynağımız oldular, bir de evin yeni sahipleri :)


Bence çocuk sahibi olmadan önce insanlar mutlaka bir hayvan sahibi olmalılar. Neden mi?
O kadar çok nedeni var ki...
Bir kere size sorumluluk sahibi olmayı öğretiyor. Onun maması, kumu, bakımı, taranması derken bir bakıma ebeveynlik dersi veriyor. Kucağınızda uyuduğunda rahatı bozulmasın, uyanmasın diye saatlerce aynı pozisyonda oturmak zorunda kalıyorsunuz, bacaklarınız, sırtınız ağrısa da aldırmıyorsunuz, bu da bir nevi merhamet ve şefkat dersi. Onları yapayalnız bırakıp başka şehirlerde yaşayan ailelerinizi ziyarete bile gidemiyorsunuz, çünkü işin içinde hem özlemek var hem de ya başlarına bir şey gelirse diye düşünmeden edemiyorsunuz. Kedi pansiyonları var ama burada da güven meselesi giriyor işin içine. Arabanız varsa onlarla seyahat etmek çok eğlenceli olabilir, ama otobüslerin bagajlarında canlı taşınmasına son derece karşıyım. Yazın sıcaktan, kışın soğuktan başlarına ne geleceği belli olmaz. Kıyamam ben :(

Hayvan sahibi olmanın zor ve sorumluluk gerektiren tarafları kadar eğlenceleri tarafları da var, hatta bence daha ağır basmakta. Onlarla oyun oynamak o kadar keyifli ki, gülmekten karnımıza ağrılar giriyor. Ayrıca onlarla koşturup oynarken inanılmaz kalori yakıyorsunuz. Gülüp oynarken kalori harcamak ne eğlenceli bir spor değil mi ?

Kediler, sevgi dolu ve hassas yaratıklardır. İşten ya da okuldan eve geldiğinizde kapıda sizi karşılayan bir sevgi kelebeği, tv izlerken ya da kitap okurken kucağınıza yayılıp uyuyan bir sevgi yumağı, oyun oynarken sizi güldüren bir sevgi pıtırcığı, alışveriş yaparken "minnaklarım hep aynı mamadan sıkılmıştır, şunu alayım da değişik değişik yesinler" diye düşünmenize sebep olan sevgi topağıdır onlar. İyi ki varlar :)


Sevgiyle kalın...


NOT: Lütfen sokaktaki hayvanları unutmayalım, gerçek hayvan severlik sadece evcil olanları sevmek değildir. Gelip geçerken kenara köşeye bırakacağınız mama ya da artan yemekler onlar için çok önemli olabilir. Özellikle de kış aylarında.

6 yorum:

  1. ben ki kedilerden nefret ederim ama sizinkiler çoooook tatlı :) çok sevimli duruyorlar ya :) kaç aylıklar? büyüyünce de bu kadar sevimli olsalar keşke o zaman korkuyorum bu minnaklardan :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 3,5-4 aylıklar, aslında minnaklıktan çıktılar ama hala çok sevimliler...Büyük kedilerden ben de pek hoşlanmıyorum, o yüzden bunlara küçüklükten alışalım ki zor olmasın dedik :) Nitekim insanların da yavru halleri tattlıyken büyüdükçe sevimsizleşebiliyorlar :))

      Sil
  2. Maşallah diyorum. Siz de bendensiniz. Kedi sevilmez mi hiç.. Sevmeyenleri de anlayamıyourm..
    Artık bloğunuzun yakın takibindeyim..
    Çok selam ve sevgiler..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, bence de kedi sevilmez mi hiç :) onların sevgisi o kadar özel ki, daha önce kedi sahibi olmadığımız için kızdık kendimize biraz önce...çok tatlılar, iyi ki varlar :)

      Sil
  3. Aman Allahım bunlar neee!!! Ayy deliririm ben bunlara :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızlarım onlar benim. Ben deliriyorum zaten :)

      Sil