rutin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rutin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rutin, Çok Rutin...

Bir gün nasıl başlıyor, nasıl bitiyor anlamıyorum. Sabahları gözlerimi zor açıyorum, akşamları kendime vakit ayırabilmek için de kapatmak istemiyorum. Yoruluyorum, bazen sıkılıyorum, daralıyorum ama cidden anlamıyorum, zaman nasıl bir hızla akıp geçiyor. 

30. yaş günüme bir aydan az bir zaman kaldı. Efe dokuz aylık oldu. Ben ne zaman büyüdüm, anne oldum, Efe ne zaman doğdu da yerinde durmayan bir afacana dönüştü. 

Hey zaman! Sana soruyorum, bu acelen ne? Biraz yavaş geçip gitsen, tadın damağımızda kalmasa, seni şöyle sindire sindire, tadına doya doya yesek olmaz mı? Olmaz di mi? Nereye yetişeceksen?

Şu sıralar her şey çok rutin, hatta öyle rutin ki, sırf değişiklik olsun diye bir sabah beyaz peynir bir sabah kaşar peyniri yiyorum, bir sabah yeşil bir sabah siyah çay içiyorum. 

Sabahları uykumu almış olarak uyanmak istiyorum ama Efe'nin gak guklarıyla uyanıyorum. Şöyle güzelce, uzun uzun keyfini çıkara çıkara kahvaltı yapmak istiyorum, ama bir yandan Efe'yi doyurmaya çalışırken ben de ne yersem kardır diyorum. Öğlen uykusuna kadar kendi kendine oynasa da ben de iki satır kitap okusam diyorum, yerde yuvarlanırken içimin geçtiğini fark ediyorum. Akşam olsa da babası gelince biraz nefes alsam diyorum, yemek hazırla, ye, yedir, masayı topla, çay, kahve derken bitip tükendiğimi hissediyorum. Herkes uyudu, ben de azıcık keyfime bakayım diyorum, ortalığı topla, oyuncakları topla, bulaşık makinasını aç, çamaşırları topla, katla derken uykusuzluktan bittiğimi fark ediyorum ve kendimi yatağa zor atıyorum. 

Yine de her şey için şükrediyorum. Önce eşim sonra da oğlum için teşekkür ediyorum, tanrıya ya da evrene, sebebi her kimse ya da neyse. Çekirdek ailemi çok seviyorum. Her türlü rutine, yorgunluğa, bitkinliğe rağmen...