19 Mart 2014 Çarşamba

Bir Garip Akademisyen

Geçen yaz, çalıştığım firmada dahil olduğum projenin izlemesi için TUBİTAK tarafından görevlendirilen ODTÜ'lü bir profesörü ağırladık. Kendisi oldukça nazlı bir hocamızdı. Önce hava alanında karşılandı, çok vaktim yok şöyle kıyıda köşede oturup konuşalım dedi, iyi ama sen buraya proje izlemesi için gelmedin mi? Neymiş, Özbek'de kardeşinin yazlığına gidecekmiş...
Neyse güç bela ikna edildi. İzmirliler bilir Çeşme yolunda Hanedan vardır, biz de hocayı oraya götürdük, belki zahmet olmazsa şirkete de uğrar bir bakar diye düşündüğümüzden kampüse yakın olalım diye. Hanedanın da söylemesi ayıp etleri meşhurdur, biz de oraya kadar gitmişken yiyelim bari dedik. Hocamız sanırım bazı sağlık sorunlarından dolayı epey kilolu bir bayandı, bu nedenle onca ısrarımıza rağmen sadece salata yiyeceğini söyledi ve gavurdağ siparişi verdi, yanına da yoğurt istedi. Bu arada önden gelen tereyağ-tulum-lavaş üçlemesinden de geri durmadı. (Et yiyeydi daha iyiydi)
Ben şahsen gavurdağ salatasına bayılırdım ki orada da çok güzel yaparlar. O gün ODTÜlü hoca canım salatanın üzerine yoğurdu boca etmeseydi hala da sevmeye devam edebilirdim. Neyse...
Hocanın ilginçliği burada değil aslında, tamam kaprisli, nazlı, çok konuşuyor, sürekli bir şikayet halinde orası ayrı ama beni asıl hayrete düşüren şey bir ara nereden açıldığını çözemediğim çocuk mevzusu üzerine yaptığı yorumlardı. Kendisi hiç evlenmemiş, kardeşlerinin çocuklarına torun muamelesi yapan ve evinde bilmem kaç tane kedisiyle mutlu mesut yaşayan bir tip, buraya kadar normal. Kız ve erkek çocuklar arasında da ayrımcı mesela, oyunu kesinlikle kız çocuklarından yana kullanıyor. Ve başlıyor nasıl kız çocuğu sahibi olunacağını anlatmaya. Kendinden de o kadar emin ki...
Asidik şeyler yiyeceksin diyor, bazik pH da olan gıdalardan uzak duracaksın. Hatta kendisi bir ara rüyasında vajina hangi pH değerinde olursa kız, hangi pH değerinde olursa erkek çocuk olurmuş onu görmüş, ama bendeki şansa bak ki unutmuş. Bir de demez mi ben bir daha görmeye çalışayım o rüyayı, sana haber veririm...
Bu akademisyenlerin kafasının kırık olduğunu bilirdim de bu kadar olacağına inanmazdım. Yahu sen koskoca prof olmuşsun hem de ülkenin sayılı okullarından birinde. Sen bu durumu pekala bilimsel olarak açıklayabilirsin, rüyaya vahiye falan ne gerek var yaaa...
Hatta ona bile gerek yok, ne uğraştırıyorsun bizi asidikmiş bazikmiş...
Yüzyıllardır söylenen, neredeyse atasözü mertebesine erişmiş laflardan da mı haberin yok?
Ne demişler...
Ye ekşiyi çıkar Ayşe'yi, ye tatlıyı çıkar Hakkı'yı...
Al sana asit, al sana baz...
Ph değerlerin de sana kalsın cicim :)


12 yorum:

  1. Burcu'cum güzel bir yazı olmuş gülümsettin beni ama umarım bahsi geçen hoca denk gelmez bu posta :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Kübracım :)
      Yok yok hocanın ruhu duymaz merak etme, kafa bi milyon onda :)

      Sil
  2. hoca değil yürüyen ego, cidden garipmiş bir hayli :)
    yazının sonuna geldikten sonra tekrar başa döndüm yanlış mı gördüm diye ama ODTÜ yazıyor koskocaman valla hayret ettim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen yumiyum yürüyen ego :)
      yaaa odtülü bi de...bilim insanları bile yok rüyamda gördüm yok bana malum oldu derse halimiz nicedir bilemedim :)

      Sil
  3. heheh cok hosuma gitti post, kahkaha attim yani :) sadece odtulu degil hemen hemen tum universite hocalarinda garip bir ego oluyor nedendir anlamis degilim :)
    Umarim sizin anlattiginiz hoca bu posta denk gelirde ''ya ama ama bu benmiyim ki cokta bana benziyor kerate'' der :)
    Seviglerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aner, beğenmene sevindim :)
      Dediğin gibi bütün hocalarda var o ego malesef, sanırsın dünyayı kurtardılar...
      Bizim odtülünün bu postu göreceğini hiç sanmam, zira kendisi çok bilimsel çalışmalarıyla çok meşguldür eminim ki :)

      Sil
  4. AaaAa deli :) Gavurdağı dedin, yoğurt dedin, boca dedin, bittim ben :O Yemeklere düşkünüm ya hemen ilgim o noktaya kaydı yazında :)

    Dip Not: Biz rüyalarımızda, ev görürüz, kedi görürüz, kabus görürüz, kuş görürüz, sevdiklerimizi/sevmediklerimizi görürüz... Ne bileyim ben, normal şeyler görürüz :) Bu kafa ne kafası :)

    YanıtlaSil
  5. Bu kafa akademisyen kafası olsa gerek canım :)
    Biz rüyamızda kedi görürüz dedin de aklıma geldi, geçen ben de rüyamda kızlarımı erkek kedilerden kaçırıyordum :)

    YanıtlaSil
  6. yokyok prof olmak kıtaptan oku asıstanlarınb yaopsın , ben ne dıyım kı ah ah..bu kafalara bısı yapmak sart

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylüyorsun Kokoş Kelebek...bütün işi yapan asistanlar egoyu şişirip ortada dolaşan proflar :))

      Sil
  7. :))))))))oldukça ilginç bir tipmiş gerçekten de:))))ya bir şey söyleyeyim mi, öyle tarif ettiğin nazlı mazlı tiplere çok gıcık olurum:)))ne naz yapıyorsun kardeş? Ne gerek var benim bildiğim insan sadece kocasına, sevgilisine naz yapmalı...:)))di mi anacım?:)
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte Müjde ablacım, bu kadın hiç evlenmemiş, o yüzden önüne gelene naz yapıyor sanırım :))

      Sil