Her gün yeni ve taptaze bir hayat başlar hepimiz için, yaşanacak güzel bir güne doğar güneş içimizi ısıtmak için, ama biz fark etmeyiz. Güneş'in her sabah yeniden doğması bir şey ifade etmez, sıradan gelir bize. Uyanmak istemeyiz bir türlü, beş dakika daha fazla uyuyabilmek için erteler dururuz saatlerimizi. Her sabah of çekerek indiririz ayaklarımızı yataktan, sürüne sürüne gideriz elimizi yüzümüzü yıkamaya. Söylenerek giyiniriz üstümüzü. "ayyy sabahın köründe de hiç bir şey yiyemiyorum, midem almıyor." diye şikayet ederiz kahvaltı masasında.
