2 Mart 2017 Perşembe

Şekersiz Hayat/Yediklerim/Yemediklerim

Merhaba,
Bir önceki yazımda kendimce büyük bir adım olan şekersiz beslenmeye başladığımı söylemiştim. Bu yazımda da neler yiyip neler yemediğimi paylaşmak istiyorum. Yalnız yiyecek isimleri içereceğinden dolayı şimdiden özür diliyorum ve okuyan hamile arkadaşlar olursa okumadan önce bir daha düşünsünler diyorum. Gerçi öyle aş erdirecek yiyecekler yok ama hamilelik hali bu, yine de belli olmaz :)


Şekersiz hayatıma başlarken ilk yaptığım şey "kakaolu fındık kreması" (marka vermeyeyim şimdi) kavanozunu ortadan kaldırmak oldu. Şu an evde bir yarım bir de açılmamış kavanoz var, tehlikeli ama şimdilik bir dursun bakalım. İkinci yaptığım şey de marketlerin abur cubur raflarını görmezden gelmek, yok saymak, reddetmek :)

Aslında çok zor değilmiş, önemli olan istemekmiş. Sağlıksız ve rafine şekerli yiyeceklerin sağlıklı ve doğal şekerli alternatifleri varmış. Hem de çok daha lezzetliymiş. Neymiş ki bunlar? Tabi ki herkesin bildiği kuru meyve ve kuru yemişler. Ama burada da önemli bir nokta var ki, o da yediklerinizin miktarı. Günde bir kase kuru yemiş yemek ya da sekiz on tane kuru incir/kayısı/erik yemek hiç de sağlıklı değil. Sonuçta meyve şekeri de öyle masum bir şeker değil. Ama rafine şekerli ve bir sürü katkı maddeli kekler, bisküviler, çikolatalar, krakerler yerine ara öğün olarak ve tatlı isteğini geçiştirmek için 1-2 tane kuru meyve yanında 5-6 tane kuru yemiş (çiğ badem/fındık/kaju/yer fıstığı) yemek çok daha sağlıklı bence. Benim favorilerim kuru erik, dut kurusu ve kabak çekirdeği.

Şekersiz hayatla birlikte artık kesinlikle tüketmediğim birkaç şey daha var. Bunlar; kahve kreması, ki içinde palm yağı dahil bir sürü ıvır zıvır var, ketçap ve kahvaltılık gevrek, ki bunlar da gizli şeker kaynakları. Kahvemi artık sütle içiyorum, evet aynı lezzeti vermiyor ama daha sağlıklı, hem böylece gün içinde içtiğim miktar da azaldı. Kahvaltılık gevrek yerine yulaf ezmesi yiyorum. Öğlen yemeği olarak (akşamdan kalan yemek yoksa) bir kase yoğurda 3-4 tatlı kaşığı yulaf ezmesi, tarçın, 8-10 tane kuru üzüm ve 2-3 tane ceviz ekliyorum ve afiyetle yiyorum. Uzun süre de acıkmıyorum.

Taze meyve yerken de miktarına çok dikkat ediyorum. Bir elma yemiyorum mesela, iki dilim yiyorum.

Günde en az 10 bardak su içiyorum. Eskiden 3-4 bardak suyu zorla içerdim. Şimdi içtikçe içesim geliyor :)

Akşam yemeklerinde salataya ağırlık veriyorum. Makarnayı haftada bir kez o da çok az olmak şartıyla yiyorum. Genelde tercihim bulgur ve karabuğdaydan yana. O da 3-4 yemek kaşığını geçmiyor. Kinoa henüz denemedim, ama deneyeceğim.

Ekmek mi? O da ne? Sadece 1 dilim, o da kahvaltıda, o da iyice kızarmış, öyle yani. Bu arada kahvaltı bildiğimiz kahvaltı yani. Yumurta, peynir, zeytin. Yazın bir de domates salatalık, yeşil biber eklenecek buna. Ohh mis daha ne olsun.

Sporu da unutmayın. Benim tercihim ittirmeli yürüyüş, baya yorucu oluyor. Küçük bebesi olanlara özellikle tavsiye ederim. Şöyle ki, bebeyi arabasına atıyorsunuz, yolunuzu uzata uzata parka gidiyorsunuz. İşte bu kadar!

Görüşmek üzere. Sevgiyle kalın :)

11 yorum:

  1. Atıştırmalık rafları gözden çıkartabilirim evet... Hatta şu palm yağı hikayesinden sonra yok senecek kadar az alıyoruz...
    Sütlü tatlı hastalığımızı nasıl bitiririm onu şimdi kara kara düşündüm seni okurken...
    Yavaş yavaş başlamak lazım ama... Tatlı canavarı olunca şekeri hayatımızdan çıkartmak kolay değil haliyle :)

    İttirmeli yürüyüşe bayıldım yalnız :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizi gidi tatlı canavarları :)
      Aslında çok zor olmuyor ama gerçekten kararlı olmak lazım. Sütlü tatlılar için belki rafine şekere alternatif bulunabilir. Ender Saraç hurma şurubu öneriyor ama onu da nereden buluruz, güvenilir olur mu bilmem. Ama instagramda görmüştüm, sağlıklı beslenme sayfalarında. Hurmayı suda bekletip kabuğunu soyup blender dan geçirip tatlandırıcı olarak kullanıyorlar. Ama ben üşenirim tatlı yememeyi tercih ederim ;)

      Sil
  2. Burcu sen misin...bloğun mu değişti...Kendimi zayıf hissediyorken, bugün sağlık ocağından elime diyet listesi verdiler, kötü kolestrol çok yüksekmiş...dediklerini her hafta ailecek yapmaya azm ediyoruz, haftasonu yeter diyoruz...bi tek eşim azimli, yunus ile çok iradesisiz...Hoş geldin, çok özledim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşe,
      Blog şablonumu değiştirdim, benim :)
      Kolesterol den korkma. Babam ilaç kullanıyordu kolesterol yüzünden. Yan etkileri o kadar çoktu ki içmeden düşürebilir miyim acaba diyerek yürüyüşe başladı ve yıllardır ilaç kullanmıyor ve istediğini de yiyor ama abartmıyor tabi ki ;)
      Yani sana tavsiyem tempolu yürüyüş :)
      Sağlıklı beslenme konusunda bizim evin erken pes edeni bendim. Ben bozdum mu herkes bozuyordu mecburen :) Bu defa farklı, neredeyse iki hafta oldu ve hâlâ yıkılmadım, ayaktayım :)
      Bu arada ben de özledim ;)
      Yunus' u ve seni öperim. Sevgiler. ..

      Sil
  3. Ooooyyyyyyyyy Burcu'm okuyunca dedim ki, bu kız aç yaşıyor. :)))))))Nasıl doyuyorsun bu kadarcık şeyle:((? Ben öyle bir dilim ekmekle mümkün değil doyamam:((inşallah çok faydasını görürsün, kolay gelsin diyorum. :) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müjde ablacım az değil valla. Bazen şişiyorum bile :) insan alışıyor bi süre sonra.
      Sevgiler. ..

      Sil
  4. Bir de ben başlasam.. Aslında şekeri kesmem çok kolay. Açken asla canım tatlı çekmez. Mesele aç kalmakta :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alemsin Handan :)
      Haklısın aslında. Benim de hep yemeklerden sonra canım tatlı isterdi. Ama geçti valla. Bak bi başla, bi hafta diren , sonra canın istemeyecek söz :))

      Sil
  5. Başarılı bir şekilde diyetinizi devam ettirmeniz ne güzel...Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)
      Sevgiler. ..

      Sil
  6. OOo harikasın Burcu, bence birbirimizi gaza getirelim :) Örnek menü paylaşalım ehehe,
    öperim seni :)

    YanıtlaSil