Hafta Sonları Ne Kadar Çabuk Geçiyor Değil mi?

Bütün hafta uykusuzluk çektiğim için cumartesi doya doya uyuma hayallerim vardı benim, ama evde iki adet kurulum gerektirmeyen çalar saat olduğunu unutmuşum. Sağolsun kızlar cumartesi demediler, pazar demediler, anne babamız biraz uyusun dinlensin demediler, bizi yataktan çıkarmayı başarana kadar kapının önünde mıyıkladılar da mıyıkladılar. Sabahın 7 buçuğunda bizi ayağa diktiler. Hayır kalktık da ne oldu?
Tek dertleri bizi uyandırmakmış meğer, bizi uyandırıp normal hayatlarına geri döndüler...
Ama kendileri bütün gün uyudular, kedi değiller mi?



Hava çok da sevimli değildi bu hafta sonu, biz de yorgunduk üstelik, o yüzden de hiiiiiiç evden çıkasımız gelmedi. Bol bol yayıldık, pencerelerden dışarıyı seyrettik, uçan kuşlara baktık, yakalamaya çalıştık :)
Hiçbir iş yapmamanın ve bütün hafta sonu evden çıkmamanın verdiği rahatlıkla bol bol kitap okuduk ve de bitirdik. Merak edenler için aşağıda birazcık bahsettim kitaptan.

2054 : Çıkış Yok
Fuar çalışmalarım sonucu Altın Kitaplar' ın hediyelerinden biri olan bu kitap bilim kurgu, distopik bir kitap. Bana biraz George Orwell' in 1984' ünü hatırlattı.
Bu tarz kitaplara karşı ön yargılıyımdır aslında ama denemek istedim ve pişman olmadım. Kitaba cuma akşam başlamıştım, pazar öğleden sonra bitti :)
Kitabın olayı kısaca şöyle ki; devlet, suç işlemiş ya da başına kaldıramayacağı türde olaylar gelmiş insanları topluyor, bu insanlar 17 yaşından gençse hafızaları siliniyor ve programlanıyor (17 yaşından büyüklere ne olduğu meçhul). Her şeye yeni doğmuş bir bebek gibi yeniden başlıyorlar, yürümeyi, konuşmayı ve daha bir çok şeyi baştan öğreniyorlar. Onlara yeni bir isim ve yeni aileler veriliyor. Beyinlerine yerleştirilmiş bir çip sayesinde tüm duyguları kontrol ediliyor. Bileklerinde bulunan ve bu çiple doğrudan bağlantılı olan levo isimli cihaz sürekli bir takım numaralar gösteriyor. Üzüntü, öfke, kızgınlık gibi şiddete yönelten duygularda seviye düşüyor. Seviye çok fazla düşerse beyne giden kan akışı basıncın düşürülmesiyle kesiliyor ve bu da bilinç kaybına, krizlere ve hatta ölüme neden oluyor. Devlet bu şekilde bir yandan suç işlemeye, şiddete meyilli insanları programlayarak topluma adapte etmeye çalışıyor, bir yandan da kendini kontrol edemeyenlerin bu levo denen cihazlar sayesinde şiddete yönelmeleri halinde ölmelerine sebep oluyor.
Kitabın ana karakteri 16 yaşında Kyla adında bir kız, o diğer programlanmışlardan farklı, çünkü her ne kadar hafızası silinmiş olsa da bedeni, kasları hatırlıyor. Yaşadığı bazı olaylar da geçmişini hatırlamasında tetikleyici oluyor. 
Kitap akıcı, konusu ilginç. Bir üçlemenin ilk kitabıymış. Bu tarz kitaplardan hoşlanıyorsanız okuyabilirsiniz bence.
Sevgiler...

28 yorum:

  1. Blogunun yeni hali ne güzel olmuş ;)
    Kızlar çok şekerler ya yerim ben onları :)
    Ben çok severim böyle kitapları ismi bile çekti beni :))
    Öpüyorum çoook :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Şeymacım :)
      Kızlar ve ben de seni çok çok öpüyoruz :)

      Sil
  2. Ama çok tatlılar minikler :) Baya küçük ikisi de sanırım, şirin şeyler :) Kitap konusu da baya ilginçmiş. Aklımda olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz :)
      Çok küçük sayılmazlar aslında, 9 aylık oldular :)

      Sil
  3. hakikaten bir bakıyorum pazartesi, bir bakıyorum cumartesi gelmiş! bu hafta bana da bir uykusuzluk musallat oldu acaba havalardan mı oluyor yani herkesi etkiliyor? bıraksalar hiç uyumayacağım! 2'lere kadar uykum gelmiyor:( kızlar çok şeker yaaa, evet bütün gün uyur sonra sabah kör karanlıkta kalk!:))))kitabın konusu çok ilginç sanki öyle bir film izledim gibi geldi ...benzer bir konu da olabilir......
    sevgilerimle Burcu'm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uyku sorunu bende de var Müjde ablam, gece gelmiyor sabah gitmiyor :)
      Havalar çok basık ondan mı ki acaba?
      Kedoşlar da sağolsun hafta sonumuzu hiç ettiler, şu an sallanıyorum resmen :)
      Sevgilerimle :)

      Sil
  4. Uyandırma konusunda kedilerin üstüne yoktur sanırım. Her yolu deniyorlar gerçekten. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi kendileri uyuyor :) Çok tatlılar çook. 1984'ü çok beğenmiştim, aslında ben de bu karamsar bakış açısına sahipken, çok iyi bir distopik kitap yazabilirim bu aralar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin şu karamsar bakışını napsak bilemedim valla...senden distopik kitap istemezük Kitapsız Kedi, senden iç açıcı, güzel şeyler duymak istiyoruz lütfen :)
      Kızları salarım bak üstüne :)

      Sil
  5. benim minik kızımda geç uyanmalarıma alıştı ama saat 12.00'yi geçerse uyandırana kadar kapıda mıyaklıyor :) ben uyandıktan sonrada gidip koltuğunda uyuyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba bizi kontrol ediyor bu minnaklar :)
      12 ne iyiymiş ya, bizim kızları size staja mı yollasak ne yapsak :))

      Sil
  6. O camdan bakan pofidik kızları yerim bennn ♥ Bize karı koca çok iyi geliyor öyle evden çıkmadan geçirilen, dinlenilen, bol bol film seyredilen ve kitap okunan haftasonları. Çok iyi yapmışsınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ne yalan söyleyeyim bize de çok iyi geldi :)
      Kızlar da iki gün aralıksız bizimle olmaktan memnun gibiydiler :)

      Sil
  7. O kadar şekerler ki insan kızamaz uyandırdıklarına:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızmak ne kelime, kalkıp kucağımıza alıyoruz, seviyoruz, bir dertleri mi var da mıyıklıyorlar acaba diye telaş ediyoruz. Her sabah aynı şey oluyor ama biz yine de korkuyoruz :))

      Sil
  8. Bu kediler bir alemler gerçekten. Benim kedoş da sabah uyandırdı beni, sadece tek isteği uyandırmakmış o an herhalde. Ben uyandım o hoop diye kendini üzerime atıp uyumaya başladı:) Komikler çok..Belki de rüya gördü korktu dedim aklıma da başka bir açıklama gelmedi. Oysa biliyorum ki kedilerin bazı hareketleri açıklamaya asla ama asla olanak tanımaz:) İki kediş pencereden bakarlarken kim bilir neler görüyorlar. Ne güzeldir can evden çıkmak istemediğinde kedilerle kalmak, okumak, izlemek ve onları dinlemek. Huzur işte..Kitabı da merak ettim, daha okumam gereken bir sürü olsa bile merak etmekten kendimi alamıyorum:)
    Sevgiler çok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okunacak milyar tane kitap varken merak etmek çok normal Tuğba :)
      Kedicikler camdan bakarken başka kediler görüyorlar bahçe katında olduğumuz için, yukarı bakarlarsa ağaçlara ya da elektrik tellerine konan kuşları görüyorlar. Kuşları görünce çok heyecanlanıyorlar, yakalamak istiyorlar galiba :)
      Sevgiler.

      Sil
  9. kedicikler neye bakiyo oyle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuşlara, sokak kedilerine, yoldan geçen insanlara :)

      Sil
  10. kızlarına bayılıyorum, kitap ta ilginçmiş notumu aldım
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızlarım da sizlere bayılıyor :)
      Sevgiler...

      Sil
  11. Burcu kızların çok şekerler :) Resmen haftasonu sözleşmiş onlar amaç uyutmamak :)
    Bu arada kitap yorumun benim açımdan iyi oldu. Her ne kadar karakter yaşlarının küçük olması sinirime dokunsa da bu türü okumayı seviyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler yamak :)
      Karakter yaşları küçük ama hiç hissedilmiyor merak etme :)

      Sil
  12. güzeller http://muhammedarat.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  13. Burcucum mail bekliyorum senden...Sevgiler canım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gönderdim canım :)
      Sevgiler...

      Sil
  14. kızların çok tatlıı :)
    kitabı da merak ettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :)
      Bir o kadar da yaramazlar ama :)

      Sil